İnsan Modelimiz
Evrendeki canlılar içinde en değerli varlık insandır.
Her şeyden önce insanı
tanımlayarak yola çıkar.
Filin farklı taraflarını tutarak, fili anlatmaya çalışan kör
adamların hikayesini hepimiz biliriz. Günümüz insan kaynakları ve
bilim anlayışı insana parçalı bakışın örnekleri ile doludur.
Bu bağlamda, batıdan ve doğudan insan
üzerine yapılan çalışmaları, farklı psikolojik ekollerin insan
hakkındaki görüşlerini, değişik öğretilerin insan anlayışlarını,
insan psikolojisine dair bilimsel çalışmaları bir araya getirmekte
ve kendi orjinal yaklaşımını ortaya koymaktadır.
Çalışmaların kapsamı:
- Mizaç ve Kişilik:
İnsanlar farklı mizaçlara sahiptirler ve kişilikleri de
mizaçlarına bağlı olarak oluşmaktadır. Bu felsefeye dayalı
ürünlerin hazırlanmasında aşağıdaki insan modelleri ve bilimsel
araştırmalardan yararlanılmıştır:
- Jung Psikolojisi
- Stella Chess ve Alexander Thomas’ın (Amerikalı Çocuk
psikiyatristleri) çocukların mizaç özellikleri üzerine yapmış
oldukları uzun dönemli araştırmaya dayalı “Dokuz Boyutlu Mizaç
Ölçeği”. Ayrıca çocuklardaki davranış problemlerini çözümlemede
kullandıkları “Goodness of Fit” teorisi
- İnsanı motive eden ve diğer bireylerden farklılaştıran
güdüler ve İç istek profilleri (Amerikalı Araştırmacı Steven
Reiss’in 16 İç istek profili)
- Kişilik Özelliklerine(faktörler) dayalı,ikili, üçlü, dörtlü,
beşli, yedili ve onaltılı gruplar halinde kurgulanan Kişilik
Tiplendirme Modelleri
- Transpersonal (benötesi) Psikoloji
- İnsana sistem dinamiği ve sistemci düşünme, kaotik teori ve
kuantum resonans teorisi modelleri perspektifinden bütüncül,
dinamik ve nonlineer yaklaşım
Farklı Mizaçlar ve Kişilik Motifleri, eğitim öğretim, aile,
çocuk eğitimi, insan kaynakları ve kişisel gelişim alanlarında
farklı uygulamaların temelini oluşturmaktadır.
- Potansiyellerin Dengeli Gelişimi ve Karakter
Eğitimi:
Birey, doğuştan gelen ve mizaç olarak adlandırılan kişilik
özelliklerini değiştiremez, fakat mizaç özelliklerini nasıl ve ne
şekilde iyi ve doğru olarak kullanabileceğini öğrenebilir. Bu
noktada bireylerin potansiyellerinin dengeli gelişimi ve özellikle
çocuk yaşta başlayan Karakter Eğitimi hayati öneme sahiptir.
İnsanların farklı kişilik tiplerine ve mizaçlara sahip oldukları
gerçeğinden hareketle bireylere özgü olarak karakter eğitimi ve
potansiyel gelişimi uygulanmalıdır.
- Yetkin İnsan’a Yolculuk:
Kişinin potansiyellerini en üst seviyede kullanması, kişiliğinin
saplantı ve tutkularından kurtulması, zihinsel-duygusal ve
fiziksel merkezlerinin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve kişinin
öze/asli fıtratına dönüşü olarak da adlandırabileceğimiz Yetkin
İnsan’a Yolculuk, bireyin asli gayesine göre yaşamasını ve
kendisi-çevresi ve kainat ile sağlıklı ilişkiler kurabilmesini
hedef alır.
İnsanın 3 Merkezi :
Mizaç, kişinin doğuştan getirdiği özelliklerdir. Kişinin mizacı dış
dünya ile girdiği ilişkide (sosyalleşme, yetişme, yaşananlar)
vereceği / verdiği cevapların aralığını belirler. Bu arada kişinin
direkt olarak etkileşime girmediği fakat kişiyi etkileyen makro
faktörler de vardır. Kişilik bütün bu süreçlerin sonucunda oluşan
kişiye dair davranış, düşünüş ve hissediş motifleridir.

Mizaç, kişinin doğuştan getirdiği özelliklerdir. Kişinin mizacı
dış dünya ile girdiği ilişkide (sosyalleşme, yetişme, yaşananlar)
vereceği / verdiği cevapların aralığını belirler. Bu arada kişinin
direkt olarak etkileşime girmediği fakat kişiyi etkileyen makro
faktörler de vardır. Kişilik bütün bu süreçlerin sonucunda oluşan
kişiye dair davranış, düşünüş ve hissediş motifleridir.
 |
Modeli bir örnekle anlaşılır kılmak için,
tohum-toprak-iklim-ağaç benzetmelerini kullanabiliriz. İnsanın 3
potansiyeli ve bu potansiyellerin baskınlık durumu (yani kişinin
mizacı) tohuma benzer. Tohum, içerisinde bitkinin tüm
özelliklerini potansiyel olarak taşır. |
Potansiyeller ancak tohum,
toprağa düştükten sonra ortaya çıkar. Toprak insanın doğduktan
sonra etkileşime girdiği çevreyi (dış dünyayı) temsil eder. Her
tohum, her toprakta sağlıklı gelişemez; diğer bir ifadeyle her
toprakta her tohum yetişmez. Mizaç-Çevre ilişkisi aynen bu
durumu yansıtır.
|

|
 |
İklim ise, kişiye dolaylı olarak etki eden makro
faktörlere benzetilebilir.Kişinin doğduğu andaki güneşin ve
yıldızların durumundan tutun da, global kültür etkilerine kadar
pek çok şeyi iklim faktörleri içerisinde sayabiliriz. İklim
faktörlerinin kişiliğe etkisi ikincil ve dolaylıdır. |
Bütün bu etkileşimlerin sonucunda ortaya çıkan
ağaç ise, kişiliği temsil eder.
Sonuçta, insan bu ağacın hem tohumudur, hem de meyvesidir. Ağaç hem
bir insandır, hem de tüm insanlıktır.
Günümüz insan anlayışı daha çok ağacın yaprakları ve dalları ile
ilgilenen parçalı bir insan anlayışıdır.
Merkezler ve Kişilik
Fiziksel Merkez; insanın hareket ve eylem boyutunu Duygusal Merkez;
insanın duygu ve his boyutunu Zihinsel Merkez ise insanın mantık ve
kavramsallaştırma boyutunu temsil eder.
Baskın olan potansiyel kişinin mizacını ve dolayısı ile kişiliğini
belirler.
İnsanlar genel bir sınıflandırma ile:
- Fiziksel Merkezli insanlar
- Zihinsel Merkezli insanlar
- Duygusal Merkezli insanlar
olarak 3 grupta sınıflandırılabilir.
Bu 3 grup da kendi içinde 3 alt gruba ayrılmaktadr.
- Fiziksel Merkezli 3 farklı kişilik,
- Duygusal Merkezli 3 farklı kişilik,
- Zihinsel Merkezli3 farklı kişilik vardır.
Sonuç olarak toplam 9 farklı kişilik motifi ortaya
çıkar.
9 Farklı Kişilik Motifi
9 farklı temel kişilikten herhangi birisinin,
diğerine üstünlüğü yoktur. Her kişiliğin kendisine göre güçlü
yönleri ve zayıf yönleri vardır. Kişiliklerin kendi içerisinde
sağlıklı, ortalama ve sağlıksız seviyeleri vardır. Her bir temel
kişilik motifinin kendi içerisindeki farklılaşmalar, kişiliklerin
kısa ve net olarak tanımlanmalarını zorlaştırmaktadır. Aşağıda
kullandığımız kısa tanımlamalar, kişilik motiflerinin ana hatları
ile krokisidir. Her bir kişilik hayatta ayrı bir zenginliği ifade
eder. 9 farklı temel kişiliği tanımlayan kavramlar aşağıdaki
gibidir:
- Mükemmeliyetçi: İdeal, Kural, Prensip, İhtiyat, Detay,
Düzen, Eleştiri, Gerilim, Objektiflik
- Yardımsever: İlgi, Sevgi, İhtiyaç, Hizmet, İlişki,
Empati, Sahiplenme, Yönlendirme, Sempati
- Başarı Odaklı: Hedef, İmaj, Motivasyon, Gelişim,
Üretim, Hız, İşkolik, Rekabet, Hırs,
- Özgün: Farklılık, Sanat, Estetik, Tasarım, Bireysellik,
Sezgi, Derinlik, Duygu, Melankoli
- Araştırmacı: Uzmanlık, Bilgi, Gözlem, Kavrama, Merak,
Yalnızlık, Arşivleme, Nesnellik, Mahremiyet
- Sadık Sorgulayıcı: Tedbir, Güven, Bağlılık,
Sistemcilik, Endişe, Gizem, Sorumluluk, Savunma
- Kaşif: İyimserlik, İlham, Vizyon, Değişim, Sıradışılık,
Yenilik, Macera, Doyumsuzluk, Haz
- İddialı: Adalet, Güç, Bağımsızlık, Liderlik, Mert,
Koruma, Cesaret, Aksiyon, Müdahale
- Barışçıl: Uyum, Huzur, Doğallık, Diyalog, Sabır, İnat,
İkna, Ağırbaşlılık, Kararsızlık

9 farklı temel kişilik özellik, potansiyel olarak her insanda
vardır; fakat herkeste baskın olan potansiyel farklıdır. 9 farklı
kişilikten bir tanesi, bireyin kişiliğini yansıtan temel kişilik
motifidir. Temel kişilik motifi, tüm kişiliğe rengini veren
motiftir.
İnsanlar seviyelerine, aldıkları eğitime, yaşadıklarına göre farklı
kişilik özelliklerini kazanabilirler ve kendi yaşamlarında farklı
bir kişiliği modelleyebilirler. Kişi farklı kişiliklerin bakış
açılarını da kazanarak yaşamında zenginlik oluşturabilir. Ancak
temel kişilik motifi değişmez.
Farklı bakış açıları kazanmak, bizi yaşama ve olaylara tek
pencereden, tek bir bakış açısıyla bakmak yerine farklı
pencerelerden bakmayı sağlar. Gerçeği dokuzda bir açı ile değil, 360
derecelik bir perspektiten görmemizi ve kuşatmamızı sağlar.
9 farklı kişilik motifi hem bir insana ait, hem de farklı
kişiliklere ait motifleri anlatan bir sistemdir.
Jung Psikolojisi, İnsanın 4 Kutbu ve Temel Kişilik Fonksiyonları
Kişinin temel kişilik motifi belirlendikten sonra, bireyin temel
kişilik fonksiyonunu ortaya koyar. Psikiyatr Carl G. Jung (1875-1961)
insanda ‘içedönüklük ve dışadönüklük’ olarak iki temel yönelim
belirler. Jung’a göre insanda iki ana fonksiyon vardır:
-
ALGILAMA FONKSİYONU
-
YARGILAMA FONKSİYONU
İnsan Algılama fonksiyonunu ya ‘BEŞ DUYUSU’ ile ya da ‘SEZGİ’ leri
ile gerçekleştirir. Yargılama Fonksiyonunu ise ya ‘MANTIK’ ile, ya
da ‘HİS’ leri ile yapar. Kimi insanlarda ALGILAMA, kimilerinde ise
YARGILAMA fonksiyonları baskındır. ALGILAMA fonksiyonu baskın
olanlardan kimileri sıklıkla ‘BEŞ DUYUSUNU’ kimileri ise sıklıkla
‘SEZGİ’ lerini kullanmaktadır. Aynı şekilde YARGILAMA fonksiyonları
baskın olanlardan kimileri sıklıkla ‘HİS’ lerini, kimileri de
sıklıkla MANTIK larını kullanmaktadır.
Jung yukarıdaki teorik temel üzerine 8 temel kişilik tipi tanımlar.
-
İçedönük His Tipi
-
Dışadönük His Tipi
-
İçedönük Mantık Tipi
-
Dışadönük Mantık Tipi
-
İçedönük Sezgi Tipi
-
Dışadönük Sezgi Tipi
-
İçedönük Beş Duyu Tipi
-
Dışadönük Beş Duyu Tipi
Isabel Myers ve Katherine Briggs’in Jung’un kişilik
tipleri üzerindeki çalışmaları sonucunda, daha sonraları 16 farklı
kişilik tipi tanımlanmıştır.
Kişilik Özelliklerine Dayalı Modeller ve İç
İstekler Yaklaşımı
İnsan sisteminin modellenmesinde, özellik(faktör) ölçümlemeye,
tipolojik tanımlamaya, motifleri ortaya çıkarmaya ve bütüncül
dinamik sisteme dayalı fonksiyonel ve pratik analizler yapmaya
dayalı çeşitli yaklaşımlar kullanılmaktadır.Batı dünyasında bu
yaklaşımların kullanımı tarihsel bir süreç izler. 20. yüzyılda ilk
tipolojik ve fonksiyonel tanımlamaya dayalı çalışma İsviçreli Carl
Jung tarafından 1926 yılında yayınlanmıştır. 1940’lı yıllarda Kimya
kökenli Psikolog olan İngiliz araştırmacı Raymond B. Cattell’in
kimya bilimindeki elementler tablosundan esinlenerek kurguladığı
ölçümlenebilir faktörlere (özellikler) dayalı 16 PF isimli kişilik
tiplendirmesi, insan kişiliğinin modellenmesinde Jung’un“Psikolojik
Tipler” isimli çalışmasından sonra geliştirilen faktör analizine
dayalı önemli bir yaklaşımdır. Cattell tarafından belirlenen16
kişilik faktörü, hem bağımsız hem de bağımlı kişilik özelliklerini
içerir. Günümüzde, meslek seçiminden danışmanlığa kadar pek çok
alanda kullanılmakta olan 16PF testinde tanımlanan 16 kişilik
özelliği, farklı kişiliklerde farklı seviyelerde gözlemlenir.
Akademik çevrelerde, bağımsız ve bağımlı kişilik özelliklerini
ölçümlemeye dayalı olarak yürütülen araştırmalar, kişiliği
belirleyen 16 faktörün birincil, temel, süper, kardinal, ve tali,
ikincil, türev özellikler şeklinde sınıflandırılarak yediye, beşe,
dörde üçe hatta ikiye kadar indirgenebileceğini ortaya koymuştur.
Sonuçta bugün birbirinden bağımsız ve/veya bağımlı olarak
ölçümlenebilen çeşitli kişilik tiplendirme modelleri, hem akademik
çevrelerde hem de eğitim ve iş dünyasında kullanılmaktadır.
Son 20 yıldır ise kişilik tanımlama ve modelleme çalışmalarında,
davranışa dayalı indirgemeci faktöriyel özelliklerin ölçümünden,
insanın iç isteklerine ve motivasyonuna dayalı, bütüncül ve sistem
dinamiğini kullanan yaklaşımlara bir geçiş olmuştur. Bu çalışmaların
ilham kaynağını, sistem bilimi, sistemci düşünme ve sistem dinamiği
ile kaotik teori ve Kuantum resonans teorisine dayalı çalışmalar
oluşturmaktadır. Bu yaklaşımları kullanan insan sistemi
modellerinden biri, 1990’lı yıllarda geliştirilen “ İnsan Dinamiği”
modelidir.
2000’li yıllarda ise insanın tutkuları ve iç isteklerinin
davranışların analizinde ve bireysel farklılıkların
anlamlandırılmasında daha önemli olduğu anlayışı gün yüzüne çıkmaya
başlamıştır. Bu bağlamda Ohio Üniversitesinden Steven Reiss, insanı
motive eden 16 temel iç isteğin var olduğunu ve insanı farklı ve
özgün kılan şeyin bu iç istek profillerindeki farklılıklar olduğunu
vurgulamıştır. (Bkz: Steven Reiss, _Who am I?: the 16 basic
desires that motivate our actions and define our personalities. NY:
Penguin Putnam: Jeremy P. Tarcher/Putman, 2000.)
İnsanın tanımlanıp modellenmesinde kullanılan ve yukarıda kısaca
özetlenen sürekli gelişen ve değişen bu yaklaşımların hepsi,
özgün bir felsefe ile değerlendirilmekte ve bütün içerisinde anlamlı
ve önemli bir bilgi parçasına ve farkındalığa dönüştürülmektedir. Farklı kişilik motiflerinde bazı kişilik faktörleri ve
iç istekler, belirgin olarak düşük ya da yüksek olarak ortaya
çıkmaktadır. Özellikle bireyler arası etkileşim, çatışma çözümü,
eşler arası iletişim sorunlarında insanı güdüleyen “ 22 İç İstek profili” üzerinden yapılan analiz ve çözümler,
gündelik hayatın içinde yaşanan sorunların hem teşhisinde hem de
tedavisinde kullanılabilecek özgün bir yaklaşım ve sorun çözme aleti
oluşturmaktadır.
Sonuç Olarak
Ayrıca bireylerin iç istek motifleri
de ortaya konulmalıdır ki, insan benliğinin mümkün olan en ayrıntılı
haritası ortaya konulabilsin. Sonraki aşamalarda ise bireysel,
kurumsal ve ailevi gelişim haritaları ortaya konmaktadır. Eskilerden
beri en büyük bilgelik olarak nitelendirilen ‘kendini tanımanın’
nasıl ve ne şekilde olabileceğini somut bir şekilde
ortaya koymaktadır.
|